anneciğim! fransızların hangi akla hizmet yaptıkları bilemediğim, şeytanla
savaşan engelli clementine’in gerilim dolu çizgi dizisi. her bölümde şeytan da harlı alevler arasında görünür ürkünç sesiyle korkutma işlevini yerine getirirdi...
174.çocukluğunu 80 sonrası yaşayan kuşağın toplu halde post travmatik stres bozukluğu
belirtisi göstermesine sebebiyet veren çizgi film.tipik olarak herkes çizgi filmin bir kısmını, karekterleri, olayları unutmuş ya da hafızasında değiştirerek depolamış hatta bazı kişiler çizgi filmin tümünü unutmuş ama bahsedildiğinde parça parça anımsamaya başlıyor.
they’re waking you up to close the bar the street’s wet you can tell by the sound of the cars the bartender’s singing clementine while he’s turning around the open sign dreadful sorry clementine though you’re still her man it seems a long time gone maybe the whole thing’s wrong what if she thinks so but just didn’t say so? you drank yourself into slo-mo made an angel in the snow anything to pass the time and keep that song out of yr mind oh my darling oh my darling oh my darling clementine dreadful sorry clementine
bir voltron bir de clementine. cocukken bizleri (80'liler) $ekillendiren iki onemli cizgi film...
fransızca öğrenmek istememe ve fransız okullarında sürünmeme neden olmuş,soluk yüzlü,donuk bakışlı,sakat bi kızın fantastik maceralarını işleyen,psychedelic çizgi film.bir nesilin bilinçaltında derin izler bırakmıştır.
az önce müziğini indirip yıllar sonra tekrar dinledim...ondan bile korktum... bir dolu clementine kuşağı çocukları çıkarmış bir çizgi film.
annemin kocaman gövdesinin arkasına saklanarak korkuyla izlediğim,bir tek bölümünü bile kaçırmadığım ve benim gibi müdavimlerini gördükçe sevinçten kalbimin gümbürdediği çizgi film
yeniden gösterilmesi için harıl,harıl çalıştığım küçük sakat kızın maceraları
ingilizcede turuncuya yakın bir renktir.
bütün entryleri şiirler hariç teker teker okudum.bunlardan ikisinde ve anime gen tr de bu serinin yapımcılar tarafından beğenilmediği ve silindiği yazıyor.ben bunlarla ilgili hiç bir şey bilmezken hatta clementine isimini bile hiç duymamıştım takriben 1 ay önce bir arkadaşımın bana clementine i hatırlıyomusun demesiyle tüylerimin diken diken olması ve aklıma o hepinizin aklına gelen ama tasvir edemediğimiz imgenin gelmesi bir oldu.ve sonradan öğrendimki bu psikolojik oyunlar yapan dizinin bilinmeyen bir yönü var.bölümlerin muhtelif yerlerinde anlık resimler gösteriliyormuş aynı (bkz: fight club)da olduğu gibi ama tabi ki daha gizli ve hızlı bir bir biçimde. bu şekilde hepimizin o anlamlandıramadığı imge eğer bu rivayet doğruysa gizemini kaybetmiş veya çözülmüş bulunuyor.fransızların bu filmi gözardı edip kayıtları silme nedeni belki de budur.
kucuklugumun efsanesi. yahoo'dan vidolarini ismarladim fakat sonuc tam bir hayal kirikligi. bir kere en kotusu jenerik muzigini degistirip uzerine ingilizce sozler yazmislar. ayrica hemera'yi tamara, helice'i peripella gibi birsey yapmislar. bunlar da yetmiyormus gibi ne kadar malmoth'lu korkunc sahne varsa(ki cizgi filme ozelligini bu veriyordu) hepsi kirpilmis. izleyemedim, cocukluk anilarim yerinde kalsin dedim. galiba ankara fransiz kultur'de bir arkadasim dvdsini buldu. benden soylemesi!
bugün çaylaklıktan kurtulup, kanatlarina kavustuğunu öğrenen 6. nesil yazarı.
çizgi filmlerin sadece çocuklar için yapıldığı zamanlardı ama clementine'in nasıl bir çocuk kitlesini hedef aldığı muammadır hala. arıza bir yapımdı zahir.
tekar yayinlansa yine zevkle izleyecegim bir basyapit. soundtrack i kusursuz. tum cizgi filmlerin kesinlikle ustunde ve malmot muhtesem bir karakterdi.
çocukların psikopatlığa ilk adımını sağlayan korkulu gözlerle seyrederken çişe bile gidemediğimiz film çizgi....
189.şarkısını durup duruken söylemeye başlayabildiğim, 80lerde çocuk olmak zorunda kalmamım en önemli izlerinden biri. çizgi film demeye dilimin varmadığı bu metafizik olay bilincimi esgeçip bilinçaltımın en bi derin köşesine saklanmak suretiyle adını duyduğumda detayları hatırlamama izin vermemektedir. öyle ki clementinin ne menem bi tip olduğunu bile hayal meyal hatırlayabiliyorum şu anda. tek bildiğim izlerken korktuğum ve o küreye sahip olmak istediğim.
80lerdeki çocukluğumun üzerinden bunca yıl geçtiğine göre artık tekrar karşılaşmaya hazırım clementine seninle. binerim uçan kazıma gelirim yanına.
martı adasıyla birlikte çocukluğumda bana koltuk arkasına saklanıp televizyon izleme (ama inadına izleme) alışkanlığı kazandıran çizgi film. öyle ki, o şeytani gudubet varlığı andırdığını düşündüğüm yeşil renkli, kulakları sivri ve kırmızı olan, ağzında dişleri görünen ve kalemin tepesine takılan silgimden (kim böyle bir silgi yapar, kim alır vs vs) korkar olmuştum sayesinde. tuhaflıklarını ancak yıllar sonra arkadaşlar arasında yaptığımız fikir alışverişinde tartışarak anlamış bulunuyorum. bugün koştur koştur korku filmi izlememin ve beni az korkutanı beğenmememin nedeni de derin bir clementine altyapısıdır. tekrar yayınlanırsa kuşağımız hiç de korkmayacak, ama üzerimizdeki emeklerini de inkar edemeyiz kanımca.
peri petiede otururken aniden müziğini duymanız ve cnbc-e nostalji çizgi film kuşağında clementine'i yayınlasa diye iç geçirmeniz olasıdır. bir daha düşününce southpark gibi geceyarısından sonra yayınlanması yeni nesillerin ruh sağlığı açısından daha isabetli bir karar olabilir. (bkz: yamuluyorsam düzeltin) döneminin ilk ve tek korku çizgi filmiydi. aynı dönemde clementine'e rakip olabilecek bir tek girdap* vardı ki ne tesadüf o da trt'de gösterilirdi.
192.ufakken allah deyince aklıma bir resim gelirdi ve ben allahın o resimde gördüğüm kişi olduğunu düşünürdüm. hala şu anda allah deyince aklıma aynı resim geliyor, bu nedenle allah sözcüğündense başka sözcükler kullanmayı tercih ediyorum ama o ayrı bir mesele şimdi. benim clementine'i seyretmiş olduğumu hatırlamam bir-iki sene önceye rast geliyor. 1984 doğumlu bir insan için ayrıntıları hatırlanamayacak kadar küçük yaşlarda yayınlanmış clementine (iki ya da üç yaşında sanırım). iki sene öncesine kadar adını çok az duymuştum, ve önemsememiştim. candy tadında bir çizgi filmdir diye içimden geçirmiştim. ancak bu düşüncem iki sene önce değişti. internette gördüğüm bir resimden sonra bu fikrim değişti... internette benden başka hiç kimsenin bilemeyeceği bir görüntüyü görmemden sonra.... bu düşünce değişti!
allahı gördüm! benim allahımı gördüm. daha bir sene öncesinde bir arkadaşımla spiritual black dimension'daki bir muhabbetin içindeyken birbirimize allahlarımızı çizmiştik. o kağıdı hala saklıyordum ve işte çizmiş olduğum allah şimdi internetteki resimdeydi. turuncu, tırtık tırtık ve muğlak .... bilinçaltındaki en mahrem şeylerden biri olan allah imgemin sahibi malmot'tu. bu resmi görür görmez tanrısını kaybetmiş bir insana döndüm. sözlükle de internette clementine ile ilgili daha çok şey ararken tanıştım, ve ben ekşi sözlüğe yazar olmayı aslında yalnızca ve yalnızca bu entryi girmek için istedim. bir çocuğu allahlandıran ve yıllar sonra bir genci allahsızlaştıran bu çizgifilme kızgınlığımı haykırmak için istedim. nasıl kendi varlığım için ona ihtiyacım olduğunu hissettiğim çok güçlü bir babayı sevdiğimi sanıyorken aslında kendimi onun gücüne teslim etmiş ve kendimi onun sınırsız gövdesinde eziliyormuş gibi hissediyorsam clementine'in de içimdeki metafizik her şey için aynı hisleri yarattığını fark ettim. ben aslında onu sevmiyordum, ondan nefret ediyordum, etmeliydim. benim bağımsızlaşmam karşısındaki en büyük engeldi o, hala da odur. bu çizgi film, bir insanoğlunu yeryüzünden silmiştir, onu hayal dünyasında yaratılmış turuncu renkli bir hayal kahramanının her şeyi yapmaya kadir allah olduğuna inandırmıştır; üstelik sadece bunu yapmakla da kalmamış, onun girebileceği belki en mahrem yerine girmiştir: hayatı boyunca bir şey arama, bu aradığına sürekli yaklaşırken onun ne olduğunu asla bilmediğinden onu hiçbir zaman elde edemeyecek olmanın verdiği bilginin hayatına kazandırdığı mistik lezzetin içine girmiş, onu ele geçirmiş ve akabinde onu mahvetmiştir. her yazdığım öyküde ulaşmaya çalıştığım, her filmde aradığım, her romanda altını çizdiğim cümlelerle bir parçasını daha tamamlamaya çalıştığım (büyülü bir kadın olan) bu mistik lezzeti bir kerede lop diye önüme çıkarmıştır: hemera. malmoth hiç olmazsa başkaları allah sözcüğünü kullandıkça, ya da ben dua ettikçe karşımda gördüğüm yaratıktı ve hala öyledir. ancak bir de allah ile kul arasında değil de kulun kendi içinde gizlediği ve ancak çok özel anlarda ifşa ettiği şeyler vardır, dualarına bile eklemez bu özel şeyleri. bu özel şeylerin teşhir edildiği özel anlardan birisi yazı yazmak, öykü yazmaktır benim için. allahımla karşılaştıktan sonra clementine'in jeneriğini seyrettim ve yazmaya çalıştığım her kısa öykünün sonuna koyduğum, ulaşıp içimde erimek istediğim kadını gördüm. aynı saçlar aynı beyaz kıyafet ve aynı doğaüstü güçlerle. beni alıp bir başka yere götürecek kadın, kız, peri. gözlerini açan clementine'in boynunun eğikliği ve dans eden pervaneli kedinin havada çizdiği kavis rüyalarımın diğer silinmez imajlarıydı. iki yaşımdan yirmi yaşıma uzanan yolculuğumda clementine'i ve onun hayatıma getirdiklerini hep taşıdım. ve az sonra yatağa girip uyuduğumda da rüyamda allahı göreceksem eğer malmothu, ulaşılamayacak büyü dolu bir kadını göreceksem de hemerayı göreceğim. ben clementine'den dolayı ve ona rağmen benimdir. özün varlıktan sonra geldiğinin en büyük kanıtı da benim için budur. cehenneme de gidecek olsam cennete de gidecek olsam clementine, helena ya da malmothtan en az birinin öteki dünyada var olduğunu bilmek isterim. çünkü aksi takdirde içimin bir yanı hep boş kalacak ve tamamlanmak için turuncu allahı, havada süzülen peri kızını aramaya devam edecek. sözlüğü psikanaliz seansına çevirdiğim için bu entryi okumuş olanlar bir özürü hak ediyorlar, özür dilerim.
193.sivri cenesinin hemen altinda biten turuncu sacli, ufak yesil gozlu, genellikle mavi kostumuyle bir donemin bilincalitina yerlesmis karakter. * ayrica cizgi dizinin ilk bolumunun orjinal adi "le sinistre mollache"tir.. ve olaylar gelisir..
195.şimdiye kadar izlediğim en üstün çizgi film.. nette yeterince aranırsa bi sürü bölümü bulunabilir.. jenerik kazaa'da nerdeyse her formatta mevcut..
bi de şööle bi site var.. üye falan olunuyo.. ben oldum..
clementine'nin en yakınındaki kişilerin şeytanımsı yaratığın adamları
çıkmasıyla"babana bile güvenmeyeceksin" felsefesinin bayraktarlığını yapan, paranoyak nesiller yetiştirmeye müsait muhteşem çizgi film. tekerlekli sandalyedeki bir kızın zamanlar ve mekanlar arası yolculuğu...
anılarımı tazelemek için her daim $arkısını arayıp duruduğum , sözlükte şarkı sözlerini buluncada çocuklar gibi sevindiğim, ah ah nerde o çucukluk günleri , nerde o heyecan o güzellik dedirten , güzel çizgi film.
o alkollüyken ben ayıldım, ben alkollüyken o ayıldı, kişisi. otur sabaha kadar muhabbet et, öyle de bir insan kendisi. sevmez idim pek hemcinsimi, ilsecan ile bir olup sevdirtti. öte bir insan, çok öte. tanıyacağız yavaş yavaş.
bu sabah arkadasimin bak sana ne dinleticem diyip bilgisayardan gelen ilk melodilerle senelerdir duymadigim halde--aa clementine'in muzigi dedigim cizgi film.nasil bi psikolojik durumdur,ne kadar aklimda kalmistir ki dun ne yedigimi hatirlayamadigim bi anda beni cocukluguma göturebilmistir.keske yine olsa yine izlesek.
arayıpta bir türlü bulamadığım ve ilk bölümlerine bir kaç hafta önce kavuştum sizleride bundan mahrum etmek istemedim. eğer benim gibi arayıpta bulamayan fransızca bile olsa ben aklımda kaldığı kadarıyla anlamaya çalışırım diyen varsa http://arioch.alengir.org/clementine/ adresinden üç bölüme ulaşıp üstüne birde bölüm müziklerini bulabilir. ayrıca bu üç bölümü alıpta doyamadım kardeşim yok mu ötesi diyip sümüklü mendillerini bir yerlere atmaya çalışanlara( zira ağlarken insanın burnu akar) bana ulaşmaları tavsiye edilir. ilginize bilginize.
korkmadan,zevkle, şevkle izlediğim güzide çizgi dizi.trt'den birilerini bulsak da arşivden kopyalarını verse bize,oturup hep beraber izlesek,sözlük ailesi olarak teşekkür etsek sonra bir daha izlesek...bu hep böyle gitse,hayat bayram olsa. (bkz: olmalı,olacak,istiyoruz)
edit:müzikleri de pek arızaymış,bunu farkettim ben
-
gelmiş geçmiş en korkunç çizgi film...
-
ilk temsilim. ingilizce oynamıştık ki clementinedım ben, sevdiğim çocuk sevdiğim oluvermişti birden. küçüktüm ama aşıktım. sonra ölüm beklermiş meğer clementine'ı "daddy it's all muddy over there!" sözlerinden sonra ayağına geçirdiği kutularla. vardı sevdiğim bir başkasına...bana sahneye çıkıp selam vermek düştü. selam verdim. aşk beni buldu ama ölüp selam vermek için her defasında...
yirmili yaslarin basindakilerin bellegine yer etmis nostaljik cizgi film. kucukken senelerce ruyalarimda ates adami gormem bunun bir gostergesi sanirim.
simdi clementine'ni dusundukce ve hissetirdiklerini hatirladikca farkediyorum ki korkudan ziyada "tekinsizlik"ti. tekinsiz bir ortam vardi. korku, guvenilmezlik ya da gerginlik degil, kelimenin tam manasiyla tekinsizlik. yeniden yayimlanmasini isterim ben de.. beni de en fazla etkilemis cizgi filmdir. filmi yapilsa daha bir guzel olur.
1988-1989 yıllarında çizgi film izleme yaşında bulunan zavallı küçüklerin bünyesinde arıza bırakmış olan ruh hastası fransız çizgi filmi..
fransızlara sorsan bilmezler ama şimdi "neden türkleri bu kadar etkilemiş" diye fransada kürsü açmışlar :) ünümüz oralara gitmiş.
size o yaşlarda neler yaşadık kısaca bir hatırlatayim isterim *
1. molâche faciası clémentine tüm yakınlarıyla beraber villacoublay adında küçük bir köyde yaşamaktadır. bir hava gösterisi sırasında, babası alex, köye gelen sirkin zalimce yönetildiğini ve tüm hayvanların aç bırakıldığını görür(sirki yöneten molâche aslında malmotte adındaki bir ateş ifritinin adamıdır). clémentine bu zalimliğe bir son vermek ister...
2. balonla kaçış clémentine ve diğer çocuklar bir balon yardımıyla hayvanları sirkten kaçırmanın planı yapar. çılgına dönen molâche onları yakalamaya çalışır...
3. kaza molâche köyden ayrılır ve clémentine,babası alex'in uçağıyla bir kaza geçirir. bacakları sakatlanmıştır. yardımsever peri héméra, baygın haldeki clémentine'i kurtarır ve ona heyecanlı ve tehlikeli maceralar yaşayacağını söyler...
4. malmotte'un intikamı malmotte'un clémentine'i tedavi edebilecek profesörü öldürmesinden sonra clémentine hayatının sonuna dek sakat kalacağını öğrenir. o gece, héméra clémentine'i teselli etmek için gelir ve mavi köpük balonu içinde onu paris'in gökyüzünde gezdirir...
5. şeytan'ın operasyonu clémentine kendisini tedavi edeceği söylenen yeni doktorla tanışır fakat ne var ki bu yeni doktor da malmotte'un bir adamı çıkar.. clémentine en iyi profesörlerle görüşebilmek için italya'ya hareket eder...
6. clémentine italya'da: venedik'te festival clémentine tüm arkadaşları ile birlikte italya'ya gelir. meraklı profesörler patati and patata tarafından karşılanan clémentine venedik festivaline katılmak için gezintiye çıkar...
7. clémentine italya'da: kuyu ve mürenler clémentine, héméra'nın büyüsü ile pinocchio'nun yeniden canlanışının içinde bulur. fakat malmotte devreye girer....
8. clémentine almanya'da: pastadan ev clémentine gezisini almanya'ya doğru sürdürür ve héméra orada onu hansel ve gretel ile biraraya getirir. yolda, clémentine ona daha iyi görmenin sırlarını anlatacağına söz veren bir köstebek ile karşılaşır...
9. clémentine almanya'da: aynanın sırrı clémentine'in alarm saati köstebek ile randevusuna geç kalmaması gerektiğini hatırlatır. fakat bunun da aslında malmotte'un korkunç planlarından biri olduğu ortaya çıkar...
10. clémentine ingiltere'de: sudan kurtulan bebek clémentine ve arkadaşları ingiltere'ye varırlar. héméra'nın baloncuğu içinde, clémentine 19'uncu yüzyıl londra'sına doğru oliver twist ile tanışmak için bir geziye çıkar. lonra'nın sisleri içinde, macera katlanarak artacaktır...
11. clémentine ingiltere'de: insan avı iki korkunç katil clémentine'in ve onun kurtardığı bebeğin peşindedir. ama héméra onların icabına bakar....
12. clémentine isveç'te: nils holgersson'un izinde stockholm'da hastanede, clémentine profesör dagobar'a tedavi olur fakat büyük acı içindedir. onu neşelendirmek için, héméra onu beraberinde nils holgerson'u aramaya götürür... (çn:bu arada nils ve uçan kaz'ın studio pierrot'un ilk çizgi filmi olduğunu biliyor muydunuz?)
13. clémentine isveç'te: kızıl dullar clémentine ve nils holgerson korkunç troll'ler tarafından yakalanırlar. troll'ler onları tanrıları malmotte'a kurban etmek istemektedir...
14. clémentine afrika'da: ormanın küçük kralı / mohann, ormanın çocuğu alex, kızıl haç için gönüllü olarak kızı ve arkadaşları ile beraber afrika'ya uçar. malmotte'un laneti yüzünden hastalanır ve onur kutarabilecek tek şey orisha bitkisidir....
15. clémentine afrika'da: yaşam otunun arayışında orisha bitkisini ararken clémentine ve arkadaşlarını pek çok zorluk beklemektedir....
bunları o yaşta izle sonra arıza çıkarma büyüyünce! olcak iş değil..
ne zaman normal bakmayan bir nesildaş görsem hemen sorarım clementine'i izlemişmi... izlemiş ise muhakkak beraberce bir tırsarız.
psikoloğa gitsek, beni çocukluğuma götürseler clementine derim. :) o denli sardı ve sarstı beni...
Fransızca Adı:Clémentine : les merveilleux voyages de Clémentine et ses amis Bölüm Sayısı: 39 Yapım Yılı: 1985 Türkiye'de Yayınlayan: TRT 1, ShowTV (sanırım kısa bir süre) Yapıt: Fransız ve Japon ortak yapımı Yapımcı: Antenne 2, Tele-Hachette, Narcisse X 4 Yazar: Bruno-Rene Huchez Senaryo: Gilles Taurand, Olivier Massart Dizayn: Pascale Moreaux Müzik: Paul Koulak Giriş Şarkısını Seslendiren: Marie Dauphin Tür: Fantazi, Dram, Korku
Türkiye'de 80'lerin çizgi filmlerini seyredip de Clémentine'i hatırlamayan var mıdır acaba? O ki TRT1'de yayınlanmasının ardından çok uzun seneler geçmesine rağmen Türkiye'de hala unutulmayan ve tartışılan bir Fransız animasyonu...
Anime.gen.tr hazırlanırken, Clémentine hakkında sorular içeren sayısız mektup almıştık. Bir çok insan İnternet üzerinde Clémentine ait birşey bulabilmek için canını dişine takıp arama motorlarıyla boğuşuyordu. Amaçları ise hafızalarından silinmeyen bu animasyon hakkında en azından bir resim veya bir bilgi bulabilmekti... Ama malesef bir çoğu başarısız oldu, çünkü İnternet'te Clémentine hakkında çok ama çok az şey vardı ve bunları bulmak fazlasıyla sabır istiyordu. Bu nedenle de insanlar bizden Clémentine hakkında yardım istiyorlardı.
Aslında ben de uzun süredir bu konuda araştırma yapmaktaydım. İnternet'te fazla birşey olmadığı görünce en temel kaynak olan Fransızlarla konuşmaya karar vermiştim. Bu nedenle animasyon üzerine uzmanlaşmış olan GolioMad ve Critor gibi çok sayıda Fransız'la görüştüm. Bu kişiler Fransız animasyonu üzerine internette bulunabilecek en bilgili kişilerdi ve hemen hepsinin Fransız animasyonları konusunda kaynak olarak bakılan siteleri vardı.
Ama malesef bu kişilerle konuşurken hayal kırıklığına uğradım. Çoğu Clémentine'i biliyordu. Ama bilenler nedense onun hakkında konuşurken konuyu geçiştiriyorlardı. Genelde aldığım cevaplar şunlardı: "Evet, ama o çok çok eski..." , "Evet, bir zamanlar öyle bir şey vardı....". Onlarla konuşurken Clémentine'ni sanki önemsiz bir animasyon gibi gördüklerini hissediyordum. Onlara Türkiye'de ne kadar ilgi çekmiş olduğu anlattığımda ise şaşırıyorlardı... Fransızların Clémentine konusuna olan bakış açılarını gördükten sonra İnternet'te ona ait neden bu kadar az şey olduğunu anladım.
Peki Clémentine'nin Türkiye'deki durumu nasıl? Biraz evvel de belirttiğim gibi çok uzun seneler geçmesine rağmen Türkiye'de hala unutulmayan ve tartışılan bir Fransız animasyonu. Tartışılmasının temel nedeni ise kurgusu ve içeriği. Bir haber grubuna gönderilmiş olan şu üç mesaj ilginizi çekebilir:
....mistik bi diziydi,acayip korkutuyodu beni o malmot mu ne bi ateşten yaratık vardı, clemantine uykuya dalınca bunu öldürmek için adamlarını yollardı,clemantine'nin bi de kafasında pervane olan,uçan kedi köpek karışımı bi hayvanı vardı,takılırdı ööle o,her bölüm sonunda malmotun yolladığı tipler clemantine'i öldüremeyince,malmot onları sürüngen yaratıklara çeviriyodu,ha bi de bu kızcaaza küre içinde gelip yardım eden çok güzel bi abla vardı...
....ulan bende bitek ben korkarım sanıyodum o diziden. meger başka korkanlarda varmış. şimdi düşünüyorum da hangi zihniyet böyle korkunç bi cizgifilm yapar hangisi de yayınlar. cuüzzamlılar adasını hatırlıyorum da, aman allahım...
Dostlar bu çocuklar için olmayan bi çizgi dizi idi bilmem anlatabildim mi ?
Açıkcası ben de küçükken bu çizgi filmi seyrederken biraz korkmuştum. Hatırlayan arkadaşlarımın büyük çoğunluğu da bu çizgi filmi izlerken korkmuş olduklarını belirtiyorlar...
Clémentine'i beni en çok etkileyen tarafı fazlasıyla hüzünlü hikayeleriydi. Müziklerini de hiçbir zaman unutamadım... Hüzünlü hikayeleri bana sanki duygu sömürüsüymüş gibi gelirdi o zamanlarda. Çoğu zaman ağlamamak için kendimi zor tutardım. Hatta küçükken bu nedenlerden dolayı bu çizgi filmi bir daha izlememe kararı almıştım ve uzun süre izlememiştim....
Clémentine'in bence en dikkat çekici yönü derin bir psikolojik ve felsefi temele sahip olması. Ayrıca konu, işleniş, kurgu ve hatta çizimlerinde Japon animasyonlarıyla ortak bir çok yanı var. Bunlar sayesinde insan hafızasında ömür boyu silinmeyecek izler bırakabiliyor... Aslında bazı kaynaklarda Clémentine'in Japon-Fransız ortak yapımı olarak belirtildiğini gördük, ama bu konuda kesin bir kanıt bulamadığımız için tanıtımını sitenin bu bölüme koyduk.
Konu
Bu çizgi film'in konusu temel olarak Clémentine adındaki bir kızın etrafında geçiyor. Bir gün şehire Molâche (Molaş) adında bir sirk gelir. Aslında sirk Malmotte (Malmot) adında bir ateşten bir şeytanın kontrolü altındadır. Malmotte'un bir hizmetkarı olan Molâche, Clémentine'in bineceği uçağı sabote eder ve uçak yere çakılır.
Çarpışmadan sonra Clémentine kendini Malmotte'nin mağarasında bulur. Ama mavi bir balon içinde uçan Héméra (Emera) adındaki bir "peri" tarafından kurtarılır. Héméra, Clémentine'e onu zaman içinde yolculuklara çıkarmaya söz verir. Clémentine gözlerini bir hastanede açtığında acı gerçeği farkeder. Artık yürüyemeyecektir, çünkü çarpışmanın ardından ayakları felç olmuştur. Gündüzleri tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayacaktır ama geceleri Héméra ile zaman yolculukları yapıp maceralara atılacak ve Malmotte'un iblisleriyle savaşacaktır...
Clémentine'in şarkısı
Clémentine, quand tu fermes les yeux Tu devines le merveilleux Clémentine, prend nous dans ta bulle bleue Tant pis si c'est dangereux
Quand on a seulement 10 ans Souvent on voudrait bien être plus grand Pour partir en avion en s'envolant d'un coup de vent Tout là-bas vers l'horizon On fait comme la p'tite Clémentine On rêve de nuits de Chine, de nuits câlines Et tout va beaucoup mieux quand Hemera vous tend les bras Le mal fuit, le mal s'en va
Clémentine, tu te bats jour et nuit Tu défies la maladie Clémentine, on ne te quitt'ra pas Et un jour tout s'arrang'ra
La Terre est si belle vue du ciel Ca donne envie de vivre près du soleil A chaque tour d'hélice, on pousse des cris, on s'émerveille Comme c'est bon d'avoir des ailes
Allons ensemble nous promener Et faire le tour du monde sans nous presser Il y a tant d'amis qu'on a envie de rencontrer Clémentine va nous guider
Allons ensemble nous promener Et faire le tour du monde sans nous presser Il y a tant d'amis qu'on a envie de rencontrer Clémentine va nous guider
Clémentine , gözlerini kapadığında Sen en iyi olanı tahmin edersin. Clémentine, bizi mavi kabarcığının içine al Bu çok tehlikeli olsa bile.
Yalnızca 10 yaşında iken Her zaman daha büyük olmayı isterdik Bir rüzgar darbesinin uçurduğu bir uçakla gitmek için Orada ufuğa karşı
Küçük Clémentine gibi davranırız. Çin gecelerini, okşayan geceleri hayal ederiz. Ve Hemera size kollarını uzattığında her şey daha iyi olur.
Kötülük kaçar, kötülük uzaklaşır.
Clémentine, sen gece ve gündüz dövüşürsün Hastalığa meydan okursun Clémentine, seni terk etmeyeceğiz.
Ve bir gün her şey yoluna girecek.
Dünya gökyüzüyle çok güzel Bu insana güneşin yanında yaşama isteği verir. Pervanenin her dönüşünde, çığlıklar atarız, hayran kalırız
Kanatlara sahip olmak ne kadar güzel
Hep birlikte dolaşmaya gidelim Ve engel olunmadan dünya turu yapalım Tanışmak istediğimiz o kadar çok arkadaş var ki
Clémentine bize yol gösterecek
Hep birlikte dolaşmaya gidelim Ve engel olunmadan dünya turu yapalım Tanışmak istediğimiz o kadar çok arkadaş var ki Clémentine bize yol gösterecek
Bölüm Rehberi
1. Molâche faciası Clémentine tüm yakınlarıyla beraber Villacoublay adında küçük bir köyde yaşamaktadır. Bir hava gösterisi sırasında, babası Alex, köye gelen sirkin zalimce yönetildiğini ve tüm hayvanların aç bırakıldığını görür(Sirki yöneten Molâche aslında Malmotte adındaki bir ateş ifritinin adamıdır). Clémentine bu zalimliğe bir son vermek ister...
2. Balonla kaçış Clémentine ve diğer çocuklar bir balon yardımıyla hayvanları sirkten kaçırmanın planı yapar. Çılgına dönen Molâche onları yakalamaya çalışır...
3. Kaza Molâche köyden ayrılır ve Clémentine,babası Alex'in uçağıyla bir kaza geçirir. Bacakları sakatlanmıştır. Yardımsever peri Héméra, baygın haldeki Clémentine'i kurtarır ve ona heyecanlı ve tehlikeli maceralar yaşayacağını söyler...
4. Malmotte'un intikamı Malmotte'un Clémentine'i tedavi edebilecek profesörü öldürmesinden sonra Clémentine hayatının sonuna dek sakat kalacağını öğrenir. O gece, Héméra Clémentine'i teselli etmek için gelir ve mavi köpük balonu içinde onu Paris'in gökyüzünde gezdirir...
5. Şeytan'ın operasyonu Clémentine kendisini tedavi edeceği söylenen yeni doktorla tanışır fakat ne var ki bu yeni doktor da Malmotte'un bir adamı çıkar.. Clémentine en iyi profesörlerle görüşebilmek için İtalya'ya hareket eder...
6. Clémentine İtalya'da: Venedik'te festival Clémentine tüm arkadaşları ile birlikte İtalya'ya gelir. Meraklı profesörler Patati and Patata tarafından karşılanan Clémentine Venedik festivaline katılmak için gezintiye çıkar...
7. Clémentine İtalya'da: Kuyu ve mürenler Clémentine, Héméra'nın büyüsü ile Pinocchio'nun yeniden canlanışının içinde bulur. Fakat Malmotte devreye girer....
8. Clémentine Almanya'da: Pastadan ev Clémentine gezisini Almanya'ya doğru sürdürür ve Héméra orada onu Hansel ve Gretel ile biraraya getirir. Yolda, Clémentine ona daha iyi görmenin sırlarını anlatacağına söz veren bir köstebek ile karşılaşır...
9. Clémentine Almanya'da: Aynanın sırrı Clémentine'in alarm saati köstebek ile randevusuna geç kalmaması gerektiğini hatırlatır. Fakat bunun da aslında Malmotte'un korkunç planlarından biri olduğu ortaya çıkar...
10. Clémentine İngiltere'de: Sudan kurtulan bebek Clémentine ve arkadaşları İngiltere'ye varırlar. Héméra'nın baloncuğu içinde, Clémentine 19'uncu yüzyıl Londra'sına doğru Oliver Twist ile tanışmak için bir geziye çıkar. Lonra'nın sisleri içinde, macera katlanarak artacaktır...
11. Clémentine İngiltere'de: İnsan avı İki korkunç katil Clémentine'in ve onun kurtardığı bebeğin peşindedir. Ama Héméra onların icabına bakar....
12. Clémentine İsveç'te: Nils Holgersson'un izinde Stockholm'da hastanede, Clémentine profesör Dagobar'a tedavi olur fakat büyük acı içindedir. Onu neşelendirmek için, Héméra onu beraberinde Nils Holgerson'u aramaya götürür... (ÇN:Bu arada Nils ve Uçan Kaz'ın Studio Pierrot'un ilk çizgi filmi olduğunu biliyor muydunuz?)
13. Clémentine İsveç'te: Kızıl dullar Clémentine ve Nils Holgerson korkunç Troll'ler tarafından yakalanırlar. Troll'ler onları tanrıları Malmotte'a kurban etmek istemektedir...
14. Clémentine Afrika'da: Ormanın küçük kralı / Mohann, ormanın çocuğu Alex, Kızıl Haç için gönüllü olarak kızı ve arkadaşları ile beraber Afrika'ya uçar. Malmotte'un laneti yüzünden hastalanır ve onur kutarabilecek tek şey Orisha bitkisidir....
15. Clémentine Afrika'da: Yaşam otunun arayışında Orisha bitkisini ararken Clémentine ve arkadaşlarını pek çok zorluk beklemektedir....
16. Clémentine Binbir gece diyarında: Prensesin güzel gözleri adına
17. Clémentine Binbir gece diyarında: Clémentine, kumların kumandanı
18. Clémentine Kanada'da: Batifole'un kulübesi
19. Clémentine Kanada'da: Bin yankı boğazı
20. Clémentine İspanya'da: Altın ve salgın
21. Clémentine İspanya'da: Toros'un donanması
22. Clémentine Mısır'da: Ufuk şehri
23. Clémentien Mısır'da: Ölüm diyarına yolculuk
24. Clémentine Japonya'da: Kılıcın yolu
25. Clémentine Japonya'da: Korkunu yen / Clémentine iyileşiyor
26. İfritlerin savaşı
27. Savaşın komikliği
28. Dünyanın ucundaki ölüm
29. Çizgi
30. Amerikalı haberci
31. Ginette'in uçağı
32. Tompier babanın uçuş-maceraları
33. Malmotte'un nişanlısı
34. Bulutlar arasındaki ejderha
35. Steplerdeki çılgın
36. Aşk şarkısı
37. Clémentine süperstar
38. Malmorra
39. Son yolculuk
Clémentine konusunda eğer siteye ekleyebileceğimiz bilgi, link, resim vb. bir şeye sahipseniz bana sailorweb7@hotmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Açılış müziğinin mp3'ünü ve açılış video'sunu göndermenize gerek yok. Mp3 elimizde var ama şu anda siteye mp3 eklemediğimiz için onu da siteye ekleyemiyoruz. Çok sayıda kişi açılış video'sunu göndermek istedi, ama açılış videosu zaten sitemizde var! Yukarıdaki "videolar" linkine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Clémentine tanıtım sayfaları, resim arşivleri ve video arşivi Alpin tarafından hazırlanmıştır. Bölüm rehberi Oken tarafından, şarkı sözleri Formula1 tarafından Türkçe'ye çevirilmiştir.
Clémentine hayranları için mükemmel bir video! Sakın kaçırmayın!
Bu video klip GolioMad tarafından hazırlanmıştır ve Realvideo'ya çevirimi Alpin tarafından yapılmıştır. GolioMad'in özel izni altında sitemizden yayınlanmaktadır.
cnbc-e nin eski çizgi filmleri yayınlaması üzerine; eski bölümlerini bulup yayınlaması için kampanya başlatmayı düşündüğüm fantastik çizgi filmlerin başyapıtı olan çizgi dizi
ne sarkisinin, ne alevden dusmani malmot'nun, ne baloncuktaki cinin, ne de baska herhangi unsurunun clementine'in kedisi kadar korkutucu ve sinir bozucu olmadigi cocuklugumuzun cizgi filmi. gecenlerde butun bolumlerini indirip tekrar izledik, cocukken nasil izliyormusuz onu yaa..
aslinda izlerken çok korktugum, abim izliyor diye kendimde güç bulup izleyebildigim, kis günleri cumartesi öglenleri günessiz havalarda daha da ürkütücü olan, en son geçenlerde jenerigini izleme firsati bulup söyle bir iç geçirdigim çizgi film.
zamanın trt yönetiminin hatasından baska bisey degildir bu cizgi film. yurtdısında yetiskinlere yonelik yayınlanmıstır. ama nedense bizim burda cocuk kusagının gobegine koymuslardır. ben ve benim jenerasyonumun ruh hastası olmasının tek nedeni olmasada en büyük nedenlerinden biri olduguna imzamı atar her platformdada bunu sonuna kadar tartısırım. o ates neydi ya seytanmıydı neydi. aman yarabbi. neyseki o saatlerde yakari falanda olurduda kendimize gelirdik. saalu yakari.
baloncuk icinde gelen bir kurtarici peri, her gece farkli diyarlara, farkli maceralara uyuyan kucuk bir kiz, ate$ten urkunc bir birsam ve onun yeryuzundeki kotu gulu$lu, kotu baki$li turevleri, piresi sayesinde duyan ya$li bir kedi... ve her bolumu gozunu kirpmadan izleyen, her gece perisi gelsin diye bekleyen, o kizin gordugu du$leri gormek icin uyuyan bir cocuk... ve $imdi her
"clémentine, quand tu fermes les yeux tu devines le merveilleux clémentine, prend nous dans ta bulle bleue tant pis si c'est dangereux"
ile ba$layan jenerigini duydugunda urperen, cocukluk du$lerine geri donup hep orda kalmak isteyen buyumu$ bir cocuk...
altıncı nesil çiçeği burnunda karizmatık güzel yazar. en kısa zamanda kanatlarına kavuşup aramızda olmasını ve güzel entrylerini okumayı bekliyoruz. (bkz: beklenen şarkı)
bi peri sayesinde balonun içinde seyahat edip diğer çocukları şeytani kötülüklerden koruyan clementine adlı bi kızın çizgi filmiydi.
şeytanda beeylee alev alev yanan bişiidi.
hatta kız sakattı sanırım da, yürüyemiyodu ama peri onu ayağa kaldırabiliyodu. aaa bide müziği güzeldi onun.
bi tane kedisi vardı, sıradan bi kediydi ve bi şey olup değiştiğinde de, bööle kafasında bi pervane peydah oluyordu, üstelik akıllı akıllı konuşmaya başlıyordu.
ilginç bi çizgi filmdi hem korkardım hemde severek izlerdim. gene olsa gene izlerim.
trt'nin güzel çizgi filmler gösterdiği zaman her haftasonu merakle beklediğim çizgi filmdi. keşke tekrar gösterilse. hala o alevden iblis gözlerime geliyor. bayağı korkutmuştu zamanında beni
bu tüyleri diken diken eden, rakip tanımaz çizgi film serisinin yaratıcıları ise; jean cubaud ile rene borg.. keşke bir de sinema filmi olsa adam gibi.. ama sıra dışı ve genç bir yönetmen çekse! hatta biz onun çekeceğini öğrenince şok olsak! mesela darren aronofsky! yalnız clementine i oynayacak kişi kim olur, kim yaraşır o meçhul!
yazılanları tekrar tekrar okuduğumda kafamda "acaba çok mu küçüktüm" yoksa "fazla mı polliana yım" dedirten, beni hiç korkutmamış, bilakis hatırladıkça içimin huzur kapladığını hissettiğim, ömrüme sabun köpüğü içerisinde yaşama ve yolculuk edebilme fantazisini çivilemiş, pervaneli kedi ve clementinin yüzü dışında fazla birşey hatırlamadığım, çizgi filim. (bkz: durun hatırlıyorum) (bkz: biraz zaman)
çocuklar için bir hayal gücü pompası...mükemmel çizgi film. bir malmut vardı orda, nasıl da korkardım ondan sonra camdan bir fanus içinde yolculuk eden güzeller güzeli hemera...bir de clementine'in arkadaşı olan bir pire vardı ayağını mürekkebe batırıp kağıdın üstünde bale yaparak mektup yazardı. olsa da izlesek yine...
fransızlar çocukları da kendilerine benzesin diye icat etmiştir bu çizgi filmi ,abudik olma genlerine güvenemediklerinden olsa gerek, türkiyede gösterildiği dönemlerde büyüyen ve izleyen çocuklarda gözlemlenebilir bu aktarım.
bruno-rene huchez'in çalışmalar sırasında çocuklarının arkadaşlarından faydalanarak yarattığı kült çizgi film. avrupa'da türkiye'deki kadar bilinmiyor olması da ayrı bir sorunsaldır.
yılarca tırım tırım aramadık delik bırakmadıktan sonra bir tesadüf eseri elimde şu an itibariyle 20 bölümü bulunan ve yakında 39 bölümü bulunacak olan fakat tüm bölümler fransızca olduğu için bir türlü doğru düzgün anlamamaktan şikayet ettiğim,yine de ilk bölümünü 10 küsür sene sonra izlerken beni ağlatan,bir kuşağa damgasını vurmuş, hiç bir kanalda inatla tekrar yayınlanmayan süpersonik çizgi film.
bu kadar entry'da herkes malmothdan, yaratıkları falan ateşe atmasından tırstıklarını yazmışlar. ilginçtir beni en çok etkileyen şey o değildi nedense..hatta onlardan korkmazdım ben. clementine aslında sakattı ve okuduğu kitaplardan etkilenerek hayaller kurardı, zaten çizgi film onun çevresinde dönerdi. sakat bir küçük kızın hayalleri oluşu beni etkilemiştir hep. üzülürdüm onun için çocuk halimle..
clémentine , gözlerini kapadığında sen en iyi olanı tahmin edersin. clémentine, bizi mavi kabarcığının içine al bu çok tehlikeli olsa bile.
yalnızca 10 yaşındayken her zaman daha büyük olmayı isterdik bir rüzgar darbesinin uçurduğu bir uçakla gitmek için orada ufuğa karşı küçük clémentine gibi davranırız. çin gecelerini, okşayan geceleri hayal ederiz. ve hemera size kollarını uzattığında her şey daha iyi olur. kötülük kaçar, kötülük uzaklaşır.
clémentine, sen gece ve gündüz dövüşürsün hastalığa meydan okursun clémentine, seni terk etmeyeceğiz. ve bir gün her şey yoluna girecek.
dünya gökyüzüyle çok güzel bu insana güneşin yanında yaşama isteği verir. pervanenin her dönüşünde, çığlıklar atarız, hayran kalırız kanatlara sahip olmak ne kadar güzel
hep birlikte dolaşmaya gidelim ve engel olunmadan dünya turu yapalım tanışmak istediğimiz o kadar çok arkadaş var ki clémentine bize yol gösterecek
hep birlikte dolaşmaya gidelim ve engel olunmadan dünya turu yapalım tanışmak istediğimiz o kadar çok arkadaş var ki clémentine bize yol gösterecek
yıllar sonra sözlük banneri* olarak sol üst köşede o güzel gözleri kızıl saçlarıyla yeniden göz göze gelme şansına nail olduğumuz kahraman. sevimliymiş bu ya, oysa hep hüzünlü ve mutsuz ve korkutucu bir zat olarak hatırlıyordum ben bu kızcaazı.
cocuklarin izlemesi kesinlikle , ozellikle piskolojik acidan, cok sakincali olan bir cizgi filmdir. kabul etmek lazim, gunumuzde nerdeyse her cizgi film de korkunc yaratiklar, canavarlar ve turlu rahatsız edici ogeler var; cocuklar sever bole ucubeleri felan izlemeyi. amma velakin, clementineda basbayagi seytan vardi, her dizi sonunda ole yasli basli adamcagizlari cehennemde atesinde cayir cayir yakardi. bu cizgi film i hangi zihniyet koymus cocuk kusagina, oda ayri soru. tabi du diziyle buyuyen cocuklarin satanist olup, kedi kesmeye egilimli olmalari da cok sasilacak bir olay deildir. bu dizi yuzunden halen her gece ruyama giriyor iblisler ve ifritler.
cocukken beni fitik eden en kil kaptigim cizgi film,ayrica ufakken cizgi film seyredip eglenecekken niye piskopat bi filmi de seyrettirmistir bize tv yoneticileri o da ayri konu.hayir voltran degil ki bu.
isadan sonraki donemde azizclement in takipcilerine verilen isim.
müziği bana bşraz tanıdık gelen ama yine de izleyip izlemediğimi hatırlayamadığım bir çizgi film, 85ten sonra doğanların tanıması pek mümkün değil sanırım
yillar sonra sozlukte okuyunca kendimi "cok" garip hissettigim cocuklugumuzun belki de en gizemli vakasi.muzigini indirdim en son dinlememden bu yana 10 yildan fazla gecmesine ragmen simdi dinledigim seylerden daha tanidik geldi,3 gundur surekli dinliyorum. cizgi filmden karelere bakinca her seyi tekrar hatirlamaya basliyorum, korku olmayan ama rahatsizlik verici o duyguyu tekrar hissediyorum.bazi suserlar hissettiklerimi cok iyi anlayacaktir (bkz: clementine kusagi)
beni ve kusagimi pskikopata baglayan cizgi fildi. atesten yapilma kotu adam hala gozumun onune gelir, korkarim derken internetten resmini gordum. 16 renkle cizilmis, ates oldugu bile anlasilamayan ucubik biseymis. ama hayir, o cizgifilmdeki altima ..ran buyuk korkunc canavar bu olamaz, olmamali...
ayrıca riot grrrl hareketinden etkilenen helium adlı bir kız grubunun şarkısı.
bir kurgu ve muzik $aheseri.. ortaya ciktigi bolum gelene kadar jenerikte memeleri gorunen yerlinin kiz olduguna inanmami$tim.. ayrica clementine'in sac modeli boyun ense feti$i yaratacak cinstendi.. $u an arioch sagolsun soundtrack'ini dinliyorum mukemmel otesiymi$.. ilk bolumunden son bolumune kadar pek fazla bolum atlamadan seyretmi$ olmam lazim.. ayrica son bolumunun son bolum olabilecegine inanmami$tim..
cocukluga dair oldugundan degerli olsa gerek bu kadar..
çocukluk anılarımın en nadide parçalarından biri. ilk bölümünden itibaren bağımlısı olmuştum. nedendir bilmem, mahalle veya sınıf arkadaşlarıyla yapılan muhabbetlerin hiç birinde geçmezdi clementine. sanki televizyon başında görülen, bitince uyanılan ve kimseye bahsedilmeyen bir rüya gibiydi. yayınlandığı süre boyunca hemeraya hiç kanım ısınmamıştı. hep, bir bölümde clementine'e bir yamuk yapacağı inancını taşıdım, olmadı.. soundtrack'i de mükemmelmiş. özellikle 8 numaralı parça terapi amaçlı olarak sıkça dinlenmeli.
suan halen aklima geldikce tuylerimi diken diken eden cizgi film.clementine'nin normal yasamimda da yuruyebiliyor olmasini beklemistim her bolumunde...
bu çizgi filmden tek etkilenen ben değilmişim demek ki. cehennem bilinçaltımıza fütursuzca saldıran ateşten yaratık bir gece rüyama girmişti psikolojimi bozmuştu. müziği şaaneydi,ben de clementine diil, küre içindeki meleksi hatuna vurgundum. aramızda kalsın ama,bjorkün karanlıkta dans filmi direk ondan esinlenilmiştir bence.
ortaokulda kırk kişiye koro halinde sene sonu class showda sölettikleri yetmiyomuş gibi bi de hikayesinin canlandırmasını yapmamızı istedikleri şarkı. bi arkadaş sahneden düşmüştü diye aklımızda kalmıştır ister istemez.
kucukken izledigim ama acaip korktugum cizgi film. jeneriginde clementine ve onlarca cocuk balonun icindeki kadina dogru yururdu. ve ben ancak ablam yanimdayken clementine izleyebilirdim. ikimizin de hafif catlak olmasi o gunlerden yadigar.
bu kadar çok yazıyı görünce heralde tüm 80 ve 81 kuşağı burda dediğim,her bölümünü korkuyla seyrettiğim,o korkuya rağmen başından kalkamadığım,bir daha bu kadar güzel bir çizgifilmin yapılabileceğine inanmadığım,müzikleri tapılası,bilgisayara indirilesi ve tekrar korkulası,22 yaşında olmama rağmen şuan olsa tekrar seyredeceğim,ileride bir gün kasetlerini yurt dışından getirtmeyi düşündüğüm bir numaralı çizgifilm hatta korkufilmi.
her izleyişimden sonra kendimi bir köpüğün içinde olduğuna inandırdığım dolayısıyla bir süre kimseyle iletişim kuramadığım,cumartesi sabahları izleyebilmek için baleyi bıraktığım müthiş çizgifilm..
aradan geçen onca yılın ardından fotoğraflarını görünce karakterleri en ince ayrıntılarına kadar hatırlıyor olduğumu farketmem bu çizgi filmin yeterince psikopat olduğu konusunda beni ikna etmekle kalmamış aynı zamanda küçük çocuk halimle ne kadar tırsıp kasılıp durduğumu hatırlamama ve şu yaşımda korku filmi izleyemeyişimin nedeni anlamama yardımcı olmuştur.
alevden kuyrugunun icinde kotuleri saklayan ve clementine her kurtuldugunda bir defa daha sans isteyen bu adamlardan birini secip son bir sans veren seytanimsi yaratigin yer aldigi... o her yer aldiginda benim de koltugumun arkasindaki guvenli yerimi aldigim... bana film baabinda dusunuldugunde ilk ve belki de ilk oldugundan en kotu korkulari ve heyecanlari yasatan... pervaneli sapkali ucan ayicigi unutamadigim... ucan sabun baloncugunun icinde gelen perinin ruhuma serinlik serptigi.. vesaire... ve... vesaire animasyon...
bir kusagin ilk travmasi sayilabilecek bi dehsetengizlik abidesi. seneler sonra clementine kelimesiyle karsilasana kadar hicbirsey hatirlamiyordum bu korkutucu deneyime dair,bilincimin derinlerine gommus,hayatla oyle basa cikmaya calismisim.okudugum her kelime silik silik goruntulerin canlandirmaya basladi ve beni bastirmaya calistigim korkunc anilara geri dondurdu.muzigi de hipnotik bir etki yapmakta ,gerilerek dinliyorum.tekrar izleyip aynı kabusu yasamak istemiyorum.
clementine hakkındaki entryleri okuyunca şunu anladım ki sadece benim değil o dönemde çocukluğunu yaşamış birçok insanın hayatında tahmin edilmesi güç izler bırakmış..
sanki bugüne kadar aramızda gizli bir anlaşma varmış da bu yüzden kimse bahsetmiyormuş gibi geldi.. ama işte bir yerden patlayınca tüm irin cerahat dökülmüş sanki..
"aslında ben de uzun süredir bu konuda araştırma yapmaktaydım. internet'te fazla birşey olmadığı görünce en temel kaynak olan fransızlarla konuşmaya karar vermiştim. bu nedenle animasyon üzerine uzmanlaşmış olan goliomad ve critor gibi çok sayıda fransız'la görüştüm. bu kişiler fransız animasyonu üzerine internette bulunabilecek en bilgili kişilerdi ve hemen hepsinin fransız animasyonları konusunda kaynak olarak bakılan siteleri vardı. ama malesef bu kişilerle konuşurken hayal kırıklığına uğradım. çoğu clémentine'i biliyordu. ama bilenler nedense onun hakkında konuşurken konuyu geçiştiriyorlardı. genelde aldığım cevaplar şunlardı: "evet, ama o çok çok eski..." , "evet, bir zamanlar öyle bir şey vardı....". "
ah clementine..çocukluk aşkım.. belki de herşey bir halisünasyondu..belki hala öyle..
o ateşten adam beni manyak yapardı, felaket tırsardım. hatırladığım tek bir sahne var, o adamın şömineden çıktığı sahne. bir de çizgi filmin başlangıç ya da bitişindeki o balonun havada gösterildiği sahne. clementine tekrar gösterilsin kampanyası başlığını görene kadar tamamiyle unutmuştum, o hatırlayabildiğim kadarıyla her bölümünü izlediğim çizgifilmi.
fransızların ve özellikle yapımcıların utançlarından bahsedemedikleri,çok kötü olduğunu düşündükleri için tüm kayıtları silinen,bugün bu halde olmama sebebiyet veren,ruhumu ve psikolojimi ters düz edip ebemi belleyen,haftalardır çektiğim genericini izlediğim ve bu yuzden yine alt üst eden kesinlikle beni korkutan korku filmi.
overnet' te vidyolari bulunabilen efsane. fransizca bilen bir insan evladi da turkce alt yazi ekleyip, tekrar overnet piyasasina surerse pek makbule gecer. saygilarimla.
ortaokuldayken en sevdigim cizgi filmdi. zerre fransizca bilmeyen ben cizgi filmin jenerik muzigini saatlerce ugrasip okundugu gibi yazarak ezberlemis ve tüm sinifa söylemistim. bence mukemmel bi cizgi filmdi. ancak bolca kabus gormeme vesile de olmustur.
su yasıma geldigim halde hala korku filmi seyrederken ürperti sebebim,benim gibi bütün bir kusagın hayatını degistiren,bir sekilde hafızamdan attıgımı düsünürken sözlük sayesinde karsılastıgım ve seyretmek icin eski bölümlerinin pesine düstügüm mükemmel cizgi film.tekrar yayınlanması canı gönülden istegimdir.