6/3/2007 - Arşivden - Conan Efsanesi.2c - eksisozluk alıntıları
89. diğer çizgiroman kahramanlarına göre sapına kadar delikanlı olan,hırsızlıktan başka işi(diğer tümçizgiroman kahramanlarının dokuz-beş çalıştığı düşünülürse)olmayan,bir türlü red sonya ile halvet olmayıp bizi kızdıran çizgiroman kahramanı.ayrıca yüxexes adlı programdan aldığım duyuma göre türkiye'de ithaki yayınları,renkli ve kuşe kağıda basılı olarak yayınlanmaya başlayacak çizgiromandır.(bkz: fatih conan)
90. crom ile olan ilişkileri, şu anda bulunduğumuz mecra için örnek teşkil etmelidir.
conan, crom'dan hiçbir zaman aman dilemez, sorunları kılıcı ve bileği ile çözer ya da çözemez (çözemedikleri olmuştur) ama kılıcını da crom'a saplamaya kalkmaz.
crom da on, bilemediniz sekiz sayıda bir ortaya çıkar, güzelim barbar conan'ı tebliğe boğmaz.
91. şüphesiz ki conan'in maceraları, almasını bilenler için ibretlerle doludur.
kral conan serisine ait olmayan bir macerada, conan eski bir arkadaşına yardım etmek için adamın karısı ve çocuğuyla bir yolculuğa çıkar; bu yolculuk boyunca, herkül gibi, birtakım görevleri tamamlamak ve bazı kutsal objeleri ele geçirmek zorundadır. bu objeleri ele geçirip adama verdiğinde ne mi olur?
adam tanrı olur!
conan ise "ben tanrılarla dolu bu dünyada bir mücadele verdiğimi sanıyordum, halbuki dünyaya bir tanrı daha eklemişim de haberim yokmuş" der. ya işte böyle...
92. en iyi dönemini hırsız olduğu zamanlarda yaşadığına inandığım kaslı kahraman.
93. conan, tüm çizgilerden öte bir karakterdir. korkan ve yaşlanan bir adamdir. nereye varacaği bellidir.
94. (bkz: shuma gorath)
95. conan benzerlerinin ve ardillarinin aksine, ve hatta sanilanin tersine "barbar" olarak degil "barbar kral" olarak dogmustur. yani tarihi sira icinde yazilan ilk oyku, bu baslik altinda da bahsi gecen the phoenix and the sword yazilan ilk conan oykusudur, ve conan'in barbar yillarini degil krallik yillarinin basinda aristokrasi ile olan surtusmesini, yabancisi oldugu halk tarafindan reddedilmesini, kendi konumunu irdelemesini konu alir.
bu ilk oyku ayni zamanda kendi gucunu yitirmis, arayislar icerisinde bir tutamon (thoth-amon) oykusudur de. hatta ilk conan oykusunun acilisinda tutamon vardir. oykunun ozetine ve daha once deginilen yerlerine bahsetmeden soylemek gerekirse, conan kendisini tahttan indirmeye calisan bir darbe girisimine karsi mucadele verir. bu darbe girisiminin basinda kendi aristokrasisi ve ordusundan isimler vardir. bunlarin propaganda araci da evevlce bu baslikta bahsi gecmis olan rinaldo'dur. arbalest'in evvelki entrysi dogrultusunda prospero'nun rinaldo'nun imhasi yonunde tavsiye verdigini biliyoruz. ve hatta yine biliyoruz ki conan ne olursa olsun bu sairin katledilmesine izin vermiyor. ama ben istiyorum ki bu sebebi net bir sekilde yazayim ki, barbar conan nasil bir felsefenin, akil fikirin cocugudur, taklidi ve benzeri olan frp ve yuzuk efendilerinden nasil daha ince bir yolu yordami vardir. gorelim hanim ne soylemis:
"hayir prospero, o (rinaldo) benim erisebilecegimden cok yuksekte. buyuk bir sair en buyuk krallardan bile daha ustundur. ve onun sarkilari benim kilicimdan daha gucludur: cunku o ne zaman sarki soylese butun zirhlarin arkasindan uzanip kalbimi gogus kafesimden cikarabilir. hayir, prospero ben olecegim ve unutulacagim, fakat rinaldo'nun sarkilari sonsuza dek hatirlanacaktir"
conan ne demek istiyor? "propaganda aracina yakin durayim, hatirlanirsam rinaldo'nun sarkilariyla hatirlanayim" mi?
hayir. conan'in bakis acisi daha kisisel, daha oznel ve duygusal. rinaldo sekspir isi bir "fool" gibi conan'in yani kral'in aslinda ne kadar aciz, gucsuz ve gel gec oldugunu, kilicindan baska bir yolu, yordami inceligi olmayan bir barbar oldugunu hatirlatiyor.
conan'in kendisini bir sair ile denklikte gormemesi, sanati ve tarihe yon veren, tarihin animsanmasi icin yegane yol olan eserleri, birey olarak kendisinin ustunde tutmasi kendisinden sonra hic bir "janr" kahramanina nasip olmayacak bir ozelliktir. oyle ki seneler sonra kubrick'in spartacus un de dahi benzer bir nokta dile getirilir, spartacus kendi koleligini ve bireysel kutlugunu onca insana hukmederken dahi ancak bir sair tarafindan idrak edebilir. conan da, spartacus'de kendinden daha buyuk bir "guc"u kabul ettikleri icin, gercekten alcak gonullu olduklari icin unutulmaz edebi karakterler olmuslardir.
bir kahramanin ilk sahne alisinda, ilk perdesinde bunlari soyleyebilmesi gercekten kayda degerdir. conan'i conan yapan, orijinal kilan da budur.
ve conan'in talihsizligi mutluluk sandigi her seyin onun yuzune tukurmesi degildir de nedir?(bkz: mutluluk arayisi) numedides'i devirmesi ve kral olmasinin getirdikleri ile ilgili prospero'ya soyle dert yanar:
"her ne kadar o zamanlar cok zor ve aci gelmisse de, eski hanedani devirmem kolay oldu, bunu simdi anliyorum. simdi arkama baktigimda icinde gectigim her turlu badire, hile, numara, katliam, dovus bir ruya gibi geliyor...ama prospero anlasilan yeterince iyi ruya gorememisim. kral numedides ayaklarimin altinda kan icinde yatirip kanli kafasindan aldigim tacini basima gecirdigimde, ruyalarimin en son ucuna ulastim. cunku kendimi sadece taci almaya hazirlamistim, tasimaya degil. eski ozgur gunlerimde tek istedigim keskin bir kilicti ki yolumu onunla istedigim gibi cizebileyim. simdi yolar cizilmis ve kiliclarin hic bir onemi kalmamis oldugunu goruyorum.
"numedides' i devirince ben ozgurlugun teminatiydim, simdi benim golgeme tukuruyorlar. o domuzun bir heykelini mitra tapinagina dikip, adaklar adiyorlar. bir despotu, hem de eli en kanlisindan bir despotu bir aziz ilan edip, eli kanli bir barbar tarafindan oldurulmesine agitlar okuyorlar. akilonya ordusunun bbasinda bir kumandanken, zaferden zafere kosarken akilonya yabanci olmama, barbar olmama aldirmiyordu, simdi ise akilonya bir barbar oldugum icin beni affedemiyor.
"simdi mitra tapinaginda cellatlari tarafindan gozleri oyulup kor edilmis adamlar tutsuler yakiyorlar, ogullarini zindanlarinda yok edenlerin analari, karilarini kizlarini haremlere tasiyanlarin esleri, babalari bir despota tapiyorlar."
yuzuklerin efendisi'nin de takipcisi olacagi bir janri yaratan conan'in bu ilk hikayesi ardillarindan illah fillah kabul edilen yuzuklerin efendisine gore ne kadar daha gercekci ve felsefi bir insan ve kral tablosu ciziyor, hayret etmemk mumkund egil. koskoca profesor tolkien, onlarca savas ve tarih egitiminden sonra kral aragorn'un en buyuk derdini arwen ile bir yastikta kocayamamasi, isildur'un kilicinin sey olamamasi, karikatur bir warden'in hakkinda vazcaymamasi uzerine kurarken kendi kendini egitmis texaz'li bir yazar shakespeare'e tas cikarircasina bir guc ve iktidar tablosu ciziyor, 10 bin yuzuk efendisi karakteri bir araya gelse erisilemeyecek yogunluk ve detayda bir kahramani 20 sayfalik bir oykuye sigdirabiliyor. ve dusunuz bu oyku bir dergiye satilmasi icin hususi kisa tutulmus, giris gelisme sonuc'u sayfalara bolunmus, kelimeleri sayilmis bit metinden cikmadir. 1000 sayfa yazip da , kafasina gore fink atan bir tolkien'in oykusunde bir tane dahi (belki gollum mustesna) insan ve insanlik icin bir sey ifade eden bir karakter cikaramamis olmasi mucize degildir de nedir? daha uzucu olani bir sinemaci olarak lord of the rings'in bu denli etraflica bir dokumunun yapilip ekrana yansitilirken atasi ve orijinalinin cik gibi arnold filmi formunda sunulmasidir. acim buyuk.
butun bunlar yetmiyor gibi conan bu ilk hikayesinde ozgurlugunu ve rahatligini sevdigi, kendinden ustun tuttugu bir deger ve onun somutlasmis hali tarafindan oldurulmek istenir. rinaldo baskinda conan'a iki kez saldirir, conan bilincli bir caba ile ilkini savusturulur, ikincisinde ise rinaldo conan'in silahinin uzerine atlayarak bile isteye sehit olur. bu olum manidardir, zira conan'i tahttan devirmeye azmetmis olan ascalante, conandan onceki despota (eski kral numedides) oldukten sonra kasideler yazan rinaldo'nun olumunu haberini onden verir:
"hepimizin disinda (darbe ekibi) yalnizca rinaldonun kisisel cikar kaygisi yok. o conan i eli kanli, yol yordam bilmez, kuzeyden gelip medeniyeti yagmayan bir barbar olarak goruyor. conan'in taci almak icin oldurdugu krali idealize ederken, onun sadece iyi taraflarini hatirliyor: ara sira sanata destek oldugunu hatirliyor da, nasil bir despot oldugunu, zamanindaki curumuslugu gormuyor. gorulmesine de engel oluyor....(cunku) sairler daima guce ve iktidara sahip olanlardan nefret ederler. onlara gore mukemmeliyet erisilmemisdir, hemen su kosenin arkasindadir, biraz ileridedir. gelecegin ve gecmisin hatirina mevcut ve simdiden kacmayi secerler. rinaldo idealizmin mesalesini yakiyor, ve dusunuyor ki neticesinde bir despotun hukumdarligina son verecek, halkini ozgur kilacaktir. ...ben iktidara gecmezden once conan olecek, onun yerine gececek olan dion'da olecek, sonra bana karsi duran -herkes- olecek, ki ben kral olabileyim."
rinaldo'nun idealizm gazini kendi emellerine masa eden ascalante araciligi ile howard mukemmel bir idealizm elestirisi yapiyor. kendisini herseyden once bir sair olarak tanimlayan howard, bir sair olarak kendi realitesinden kacmanin, idealize dunyalar kurup onlarda yasamanin bedelini agir odeyeceginin bilincindedir. belki bu yuzden gerceklikten kacarken dahi kendisine rastlayacak kadar umutsuzca olan bitenin bilincindedir.
genc yasta hayatina kast eden howard arkasinda uzgun, her tuttugu kuruyan, cevresine ve sevdiklerine ancak olum ve gozyasi getiren, iyiniyetinden maraz dohgan bir anti-kahraman hediye eder: conan.
howard conan icin sunu der: conan'i ben yaratmadim, o bana geldi ve kendi hikayesini anlatti, ben sadece naklettim.
imayi anladiginizi umuyorum.
(anlamayanlar icin bir kez daha ve memnuniyetle bu entryi adadigim basliga ve entrylere sizi yonlendirmek isterim:
(bkz: mutluluk arayisi/@benbirpipodegilim)
96. yılandan korkar.
97. tekrardan türkiyede satılmaya başlanan çizgiroman hastasıyım. hatta çizgiroman değil o çocukluğumuzun idolü.
98. her seferinde aklima cok afedersiniz saygisizlik gibi olmasin zike conan kelebek adli deyisi getiren barbar kahraman. en sonunda the king of aquiolnia olup muradina ermistir.
99. aslen balıkesirde ya$ami$tir.. conan ismide gercek ismi olan kenan dan gelmektedir..*
100. sarhosken kafasina balyoz yiyince bu beni ayiltti deyip, balyozu sallayan adami urghhhkkkkkk... latan barbar,ama bir sapanla atilmis avuc kadar tas yuzunden kor kutuk bayilmisligida vardir.
101. google'da "kimmeria" kelimesini girince karşıma çıkan çoğu kiril alfabesiyle hazırlanmış siteden anladığım kadarıyla kimmerya karadeniz'in kuzeyinde bir yer, hatta kırım olsa gerektir. bunun dışında cimmeria, homeros'un destanlarında adı geçen ve karanlıkta yaşadıkları belirten bir ırkın ülkesidir, ki truvalıların soyunun da oradan geldiği iddia edilir. bir tanrı adı olarak crom denilince, akla, uğruna insan kurban edilen eski kelt tanrısı cromm cruaich gelmektedir (yoksa sizin aklınıza gelmedi mi, vay cahiller). conan adının da kenan'dan (bugünkü filistin'in eski adı) geldiğine dair ciddi şüphelerim bulunmakta ama bu savunacağım tezi karmaşık bir hale getiriyor, o yüzden böyle bir şey demedim varsayın. bu minvalde kimmeryalı conan efendi, karadenizin kuzeyinden yola çıkıp hindistandan irlandaya kadar ülkeleri yakıp-yıkan, istila eden ve buralarda yaşayanlara boyun eğdiren ari ırkının bir temsilcisi olmakta. zati kendisi de aryas'ın oğulları falan demekte.
ha bu arada yılan tanrı seth ise mısır mitolojisinden araktır.
konuya ilişkin bir başka kopuk nokta da conan okurlarının tevrat'ı da sevecekleri yönündeki altıncı hissimdir.
başka bir şey? yok sanırım, evet, bu kadar.
-
102. bir p2p networkünde 1. sayısından en son sayısına kadar scan edilmiş serisini bulunca bkunda boncuk bulmuş çocuk gibi sevindiğim çizgiroman karakteridir
yazıda geçen kelimelerin açıklaması:
CONAN THA BARBARIAN
"kani akan hersey oldurulebilir" cumlesini motto edinmis, bunu muteakip defalar spektakuler yontemlerle ispatlamaktan cekinmemis cizgi roman tanrisi, hiborya efsanesi.
"şunu bilinki prensim, okyanusun, atlantisi ve onun görkemli kentlerini yuttuğu çağdan sonra, dünyada o güne değin görülmemiş bir çağ başladı. aryas ın oğullarının doğduğu bu çağda, yeryüzündeki imparatorluklar, gökyüzündeki yıldızlar kadar seyrek, fakat belirgindi. işte o çağlarda cimmerya lı conan geldi, bu ka saçlı şahin bakışlı yiğit bütün imparatorlukları sandallı ayaklarının altında ezmek istiyordu" (bir nemedya efsanesi nden)
-
Conan THA king
ayni adli filmdeki en muhtesem konusma conanin, crom a, subutai ile birlikte tulsa doomun adamlariyla savasmadan once yaptigi duadir;
crom! i've never prayed you before i have no tongue for it no one not even you will remember if we were good men or bad why we fought or why we died.no. all that matters is that two stood against many that's what's important valor pleases you crom so grant me one request grant me revenge! and if you do not listen then the hell with you!
-
çizgi roman dünyasının en temel kanunu şudur: barbar conan öyle batmandi,örümcek adamdı,silversurferdı,supermandi,kaptan amerikaydı,hulktu,thordu,romdu falan dinlemez alayının aklını alır;delikanlı adamdır üstelik;öyle doğaüstü güçler,abzürd silahlar falan onu bağlamaz;bir kimmerya kılıcı kafidir onun için... üstelik şu saydığım adamlar bir yana,fantastic four ve x-men bile güçlerini birleştirse sırtını yere getiremezler conanın,aksine bu yersiz teşebbüslerini canlarıyla öderler... film dünyasının aynı anda hem kaslı,hem karizma,hem yetenekli hem de görkemli olabilen tek adamı arnold scwarzenegger bile onu canlandırırken hakkını tam anlamıyla verememiştir...
filmdeki conan karekteri cengiz han la benzerlikler taşır. örneğin conan'a bir moğol generali yaşamın anlamını sorar conan "to crush your enemies, see them driven before you, and to hear the lamentation of the women" şeklinde cevap verir. bu aslında cengiz hanın sözüdür ve tamamı şu şekildedir "the greatest pleasure is to vanquish your enemies and chase them before you, to rob them of their wealth and see those dear to them bathed in tears, to ride their horses and clasp to your bosom their wives and daughter"
ayrıca conan'ın filmdeki yandaşlarından birinin ismi subotaidir. subotai cengiz han'ın ünlü bir generalinin ismidir.
ayrıca filmde sıklıkla geçen ve soundtrackin en baba parçalarından birinin adı olan the riddle of steel timuçindir. timuçin cengiz han'ın gerçek ismi olup en iyi işlenmiş çelik anlamına gelir.
-
conan'ın köyünün basılması sahnesi ve müziği unutulmazlar arasındadır
bu kadar tutmasinin baslica sebebi, ole superman, orumcek adam gibi "ornek insan" olmadan iyi olabilmesindedir. netekim conan picin tekidir, kendi gtunden baskasini dusunmez, ama dogru olani yapar, sagduyu sahibidir. nihayetinde, gercektir, bizden birisidir.
millet ne kadar bilgisayar efektiyle kasılsa da, bu filmin görsel güzelliğini yakalayamaz kanımca. akiro'nun onu kötü ruhlardan uzak tutması için yaptığı rünlere bezeli hali ne ne karizmaydı... artık bu film bir başyapıt olmuştur. ayrıca hatırladığım kadarıyla bir çizgiroman bölümünde conan bitmiş bir savaşın arazisine çıkar. her yer kan içindedir, kimi insanlar can çekişmekte, kimileri ise hayatta kalanlara yardım etmekle uğraşmaktadır. conan bu sahneye bakarak "bir de bana barbar derler" der. budur işte...
"bu genç kimmeryalı için düşünmek harekete geçmek, harekete geçmek vurmak, vurmak ise öldürmek demekti."
basil poledouris
conan serilerin soundtrackını yapan insan, favori soundtrack albümümdür özellikle wheel of pain ve riders of taramis
-
the mysterious mirrors of kharam akkad
unlu bir conan cizerinin ilk conan hikayesi idi sanirim.. turanlilara katilan conan ve bir arkada$inin hikayesidir. turanlilar biyere saldiriyorlardi, bir ulkeye, sanirim o ulke onlardan sembolik bi$eyler calmi$ miymi$ neymi$. saldiriya ugrayan ulkede super karizmatik bir kharam akkad vardir ki denilecek laf yoktur. en sonunda conan ile teke tek kapi$irlar (bkz: kapismak) ve bu adam conan'in gayet eline vermek uzereyken conan bi$eyler yapar adam "ha ney?" der sonra conan oldurur bunu. uzucudur.
alfa yayinlari bu bolumu kharam akkad'in aynalari olarak yayinlamisti. aynalarin kehanet ozelligini hatirliyorum, hatta hatirlamayi bir kenara birakip conan kolleksiyonumu aciyorum ve emin oluyorum. (alfa yayinlari conan serisi 177 numarali sayi) malum aynalarda kharam akkad kendi olumunun conan elinden olacagini gorur, bunu engellemek icin salak gibi alir conan'i kendi yakinina getirtir. aynada conan, yerde olu buyucu ve aslan, kartal ve yilan sembolleri vardir. kartal conanin elindeki kilicin kabzasindaki seklinde, yilan elindeki kalkanin kayisi olarak ve aslanda bizatihi conan'in kendisi (bkz: amra) olarak tecelli eder. buyucu conan'in eline vermek uzereyken buyucu kabzadaki kartali gorup duraksar. not olsun babinda.
unlu cizer icin : (bkz: john buscema) ayriyeten benim elimdeki dergi, bolum adini "the murderous mirrors of kharam-akkad" olarak veriyor ama bunun ne kadar dogru oldugunu allah bilir.
www.eksisozluk.com
|