6/3/2007 - Arşivden - Conan Efsanesi.2b - eksisozluk alıntıları
58. çok yakında askerden dönecek sözlük yazarı, arkadaşımız, dostumuz. ha gayret.
59. ilkel hatta dandul dungul biri olarak nasıl oluyorda bu kadar çekici,sürükleyici, insanın mezura alıp bir omuzdan bir omuza ölçesi gelir ki.. amra'la belit,conan'la valeria ,kull'la zenobya olası geliyor insanın.
60. hala bıkmadan usanmadan okuduğum, hayranı olduğum, büyücülerden ve doğa üstü yaratıklardan nefret eden korsan, hırsız, paralı asker ve son olarak kral..
61. (bkz: edremitli kenan)
62. (bkz: conan yeni ders yılınızda başarılar diler)
63. yarma..
64. yaşıma başıma bakmadan koleksiyonunu yapmaya giriştiğim, ve son zamanlarda okuduğum birkaç kral conan macerasında yaratıcısının/çizerinin, kaamos'un söylediklerinin aksine bir hayli "mesaj kaygılı" olduğunu gözlemlediğim çizgi roman kahramanı.
bu maceralarından birinin ilk karesinde, bir mitra rahibini piktleri "dine ve sevgiye" davet ederken görüyoruz, tam piktlerden biri arkadan yanaşıp buna baltayı koyacakken conan önce rahibi deşmeye kalkan pikt'i, daha sonra ortamdaki diğer piktleri atalarının yeşil çayırlarına gönderiyor.
rahip, hayatını kurtaran conan'a teşekkür edeceğine "onlar benim müritlerim, niye öldürdün?" diyor. maceranın bir sonraki sayfasında (zaten topu topu üç sayfalık kısa bir macera, kitabın son sayfalarına sanki sayfa doldurmak için konulmuş... mu?) bir grup pikt'i gören rahip, onları dine davet etmek için önden koşturuyor, piktler rahibin derisini yüzüyorlar.
piktler "vahşi, katil" bir kavim, eskiden onların olan topraklara, üstüne basa basa uygar insanlar gelmiş, piktleri ormana sürmüşler, piktler de toprağından sürülen her beyinsiz cani gibi uygar insanları kadın çoluk çocuk demeden kıyınca katilleri vacip olmuş.
tanıdık geliyor mu?
ikinci bir macerada, kral conan'a şarkılarıyla giydiren bir ozan var. adını bulursam editlerim. (kısmetse son defa edit: ozanımızın adı rinaldo imiş, kaynak kral conan serisi, fasikül 9) saray erkanı, prospero, alcemides ve diğerleri bu sivri dilli ozan'a kıl olmalarına rağmen conan bağışlayıcı, demokratik ve gönlü geniş bir barbar kral olduğundan ozanı hoş görüyor, "sen şarkını söyle" diye açık çek veriyor. bir müddet sonra aynı ozan, şarkılarında eleştirinin dozunu iyice artırıp halkın kral conan'a diktatör gözüyle bakmasını sağlıyor, conan'da yine tık yok. bir gece aralarında ozanın da bulunduğu kırk kişi, tahtı ele geçirmek isteyen biri tarafından, buraya dikkat, parayla satın alınıp sarayı basıyorlar, conan kendisine saldıran ozanı şarkılarını söylemen için seni öldürmüyorum diyor, ama ikinci kez saldıran satılık ozanı baltayla biçiyor. memlekete demokrasi ile dirlik düzen getiremeyen conan'ın barbar damarı atıverince ortalık süt liman oluyor.
peki bu tanıdık geliyor mu?
65. bir şey daha... yine bir macerasında conan, pikt'lerle yaptığı bir savaştan canını zor kurtarıp, bir generaliyle birlikte tuhaf bir kayalığa sığınırlar. sığındıkları kayalık pikt'lerin toplantı yeridir ve burada diğer bir generalinin, akilonya'lıları piktlere sattığını öğrenirler. general rüşvetini* alıp uzaklaştıktan sonra bir pikt büyücüsü piktlere nutuk atar. yazarın buradaki yorumu enteresandır; üç aşağı beş yukarı aynısını aktarıyorum
"ilkel kavimleri kayıtsız şartsız itaate razı etmek ve onları ölüme götürmek için en iyi yol, onlara geçmişte kazandıkları savaşları, zaferleri hatırlatmaktır."
66. efsanenin en büyüğü,gücün simgesi,tanrıların en sevdiği kulu.
67. şubat 2004'ten itibaren, dark horse'un efsaneyi geri nasıl döndürdüğünü öğrenmek için...
(bkz: conan the legend)
(bkz: conan turka)
70. (bkz: cevahir oğlu namaglup abbas nuri)
71. ayrica kimmerya dilinde aslan anlamina gelir bu kelime.hatta buyucunu biri herkesi ozdeslestigi hayvan cevirdiginde,conan'ida aslan yaptiydi bu yuzden.
72. hiborya'da gezmediği ülke kalmamıştır. herhangi bir millete karşı kini yoktur. normal şartlarda kanlı bıçaklı olması gereken bir vanirli veya gunderland'lı ile dost olabilir. ancak pikt'lere karşı acımasız olunması gerektiğini düşünür. kazandığı paraları kadınlara ve içkiye harcamayı çok sever. hayatta güvendiği tek şey kılıç tutan koludur. büyüden, büyücülerden ve canavarlardan çok korkar ve sorulduğunda bunu açıkyüreklilikle dile getirir ancak herşeyin kılıçla kesilebildiğini bildiğinden kendisine zarar vermek isteyen herşeyle savaşır ve onları yener. dövüşürken şair kesilir, güzel laflar eder. kısacası conan örnek alınacak muhterem bir şahıstır. beyoğlu aslıhan pasajında ucuza eski conan'lar bulup okuyabilirsiniz.
73. lise yillarinda sadece conan okurduk, bir de herkes okuyor diye nietzsche. aslinda nietzsche'ye ihtiyac duymamizin sebebi de conan'in resmen kafamizin basmadigi felsefi konulara giri$tigi bolumler olmu$tur. dumduz bir dunyada tek ba$ina duran bir kayanin ustunde rodin'in du$unen adami hesabi dirsegini dizine dayami$, kendi yalnizliginda oyle bir varlik sorunsallariyla bogu$urdu ki sayfalar boyunca ba$ka hicbir yazili eserde o tadi yakalayamazdik. o yuzden sadece conan okurduk, bize yeterdi. sava$ oncesi du$unceleri cok onemliydi, duru$umuzu, ili$kilerimizi uzun bir sure ona endeksledik. filmini izledikten sonra artik her okuyu$umuzda carmina burana'yi duydu kulaklarimiz.
74. (bkz: conan okurken hissedilenler)
75. vahsi pictlerden nefret eden biridir,kendisine en yakin kisiler olmasina ve barbarligiyla ovunmesine ragmen,onlar benim dusmanlarim der hep.vahsilik ve barbarligin ayri seyler oldugunu bu sayede anladiydim hatta.
76. conan okurken farkedilir ki conani ve kurgusunu,hikayeyi diger kahramanlardan ayiran bazi ozellikler vardir.conan hic bi zaman dayak ye,dayak ye sonra dov seklinde bi olayla insani heyecanlandirmaz,cunki bilirsin ki adam yenilmezdir,ve diger kitaba gectiginde sapasaglam bi sekilde atinini ustunde yeni bi maceraya gidecektir,bu yuzden ulan yoksa hersey bitecek mi gibi bi sey yerine olaya odaklanirsin,nasil alt edecek acaba diye bi merak vardir ve her seferinde acaba zor bi durumda kalinca numaradan hadi be guzel abilerim seklinde bi yalakaliga girecek mi diye bi merak vardir,cun ki conanin mantalitesi hep en zor andayken bile karsiya maksimum aciyi tattirip olmektir,salaklikta denemez ama onur denen olay hat safhadadir bu arkadasta.
77. lal kitap'ın klasik maceralar dizisi 1. cildini çıkardı. 2.si haziran başında gelecekmiş. 1. ciltte barry smith'in ilk 8 macerası var, amerika'da tamamen yeniden renklendirilmiş edisyon, ki buradaki baskı amerika'dakini aratmıyor, müthiş olmuş... conan, conan olalı, türkiye'de böyle kalite görülmedi. tavsiye ederim arkadaşlar! (dark horse sitesindeki bilgiye göre, bu seri 5 cilt olacakmış). conan'ın yeni aylık maceraları da amerika'nın peşi sıra lal kitap'tan yakında çıkacakmış. çizgi roman dedikoduları bu kadar... bakalım lal kitap sözünü tutabilecek mi?
78. conan'ın krallık yolunda iken (alfa yayınları kral conan serisi) piktlerle savaştığı bir macerasında şöyle bir sözü vardır;
"barbarism is the natural state of mankind. civilization is unnatural. it is a whim of circumstance. and barbarism must ultimately triumph."
(barbarlık insanlığın doğal halidir. medeniyet ise olayların gelişimi sonucu oluşmuş anormal halidir, ve barbarlık hep kazanacaktır.)
79. eski ve sararmış ciltlerde, siyah mürekkeple basılmış klasik bir çizgi roman kahramanı.
şehirler, binalar ve uygarlık tarafından köleleştirilmemiş kişi ve insanın özgür hali, barbar. ne yaparsa sadece istediği için yapar, özgür irade ve rahat bir vicdan... budur! örnek bir insan ve bir dünya vatandaşıdır, gezmediği görmediği yer (hatta zaman)kalmamıştır ne de olsa. aydınlık yarınlar için çocuklarımıza örnek gösterilmesi gereklidir.
80. sırasıyla conan the thief (17-19 yaşları) conan,the captain of turan (22 yaşında-conan ve örümcek tanrı nın başlangıcı) amra the lion (27 yaşında,sihay kıyıda korsanlık yaptığı dönem,daha sonra sevgilisi korsanlar kraliçesi belit öldürülünce denizi birdaha görmek istemeyip uzaklaşır) conan the kozak (30 larında-conan'ın ilk defa kendine bir krallık kurma düşüncesi kurduğu ama her denemesinde yenilip çekilmek zorunda kaldığı dönem) conan king of aquilonia (40larında-aquilonya nın başarılı generaliyken mahkum edildiğii ve bir ayaklanmayla kurtulup kral ilan edildiği dönem)
81. john milius'un çektiği conan the barbarian, nietzche'nin sözleri ile başlar "that doesn't kill you, makes you stronger".
(tabii her zaman boyle olmayabilir
82. todd mcfarlane tarafından oyuncakları yapılmaya başlanmış kahraman http://www.spawn.com/toys/series.aspx?series=181
83. oldukca sanatsal cizimlere sahip, daha cok yetiskinlere hitabeden, cok nadir rastlanabilen tarzda efsanevi bir cizgi roman ve onun bas kahramani.
84. her bir karesi sanat eseri tadında olan hiçbir zaman eskimeyeceğine inandığım çizgi roman. turanlılarla maceralarını okurken çok keyif almıştım. eski çizgi romanlarda daha zayıfça, daha vahşi bakışlı ve daha kemerli burunlu çizilirken, filmden sonra ne hikmetse çizimleri arnold'a benzetilmiştir.
85. kana doymayan kilici, cesareti, hazir cevapliligi, sogukkanliligi, sairane konusmalari ve esprileriyle ilkel caglara oldugu kadar gonullerimize de taht kuran 1.83m boyunda ve 82kg agirligindaki barbar.
oykulerinde, sanki, barbar olan o degildi de, onu okuyanlar idi hissi veren savasci; zamora'da hirsiz; kilicini parayla kiralayan bir parali asker; zingara aciklarinda kilic sallayan bir korsan.
kimmerya, zamora, xuchotl, turan, poitain, sukhmet, kush, koth, shem, xuthal, barachan adalari, nemedia, darfar, khoraja, zamboula, himelian daglari, kara kiyi, kara nehir, punt gibi pek cok diyara nam salmis olum tirpani.
sunu iyi bilin ki prensim, o icimizde yasattigimiz ilkelin ta kendisidir; bu sozumu de unutmayin.
(bkz: conan'in unutulmaz laflari)
86. triple h adlı güreşçinin yeni çekilecek olan conan the barbarian filminde canlandıracağı rol.
(dark lord vampire, 07.06.2004 03:58)
87. hiborya çağında en büyük efsanelerden birisi barbar conan'ın hikayesidir.babası ve akrabalarının katliam ve yağma için akın düzenleyen vaneheim'lileri köyleri dışına püskürttüğü, karlı ve rüzgarlı bir savaş alanında, cimmeria'da doğdu.bütün kimmeryalı erkekler gibi doğuştan savaşçı gibi değildi.fakat conan benzerlerinden farklı olarak soyunun en güçlülerinden bile üstün bir fizik ve kol gücüne sahipti.onbeş yaşında kimmerya'nın ıssız ormanlarında ayıların rahibesi ursla ile karşılaştı ve ursla tarafından baştan çıkarıldı.ama bu aşk serüveni kısa sürdü.conan'a daha yaşlı klan üyeleri, venarium'a karşı düzenlenecek sefer için izin verdiler. kimmerya'lılar burada bir aquiloni'ya yerleşimini (venarium'u) tümüyle yok ettiler. conan henüz tam gelişmediği halde bir doksanbeş boyunda, sekseniki kilo ağırlındaydı.kızaklardan duvarları ilk aşan o oldu.kendi klanında kahraman yapan, venarium savaşından sonra venahim'in içine akım yapan bir aesir çetesine katıldı. bryhunia'da kuyruksuz maymun adamlara karşı insanların baş kaldırısını yönetti,sonra ilk olarak vanirli, ikinci olarak hyperborea'lı köle tacirlerine yakalandı.
88. conanın yolu
yol uzun ve zorluydu gökyüzü soğuk ve gri beyaz ay, donmuş ölü bir parça gibi bulanık solgun şafakta hırsız ve fahişe, kral ve asker savaşçı, büyücü, sahtekar ve ozan bu yolda benimle geldiler rüzgar, bilenmiş bir bıçak kadar keskindi islak, tuzlu denizlerden eserken kuru, siyah iskelet gibi ağaçlar fırtınada, hayalete benzerlerdi yaşam, köpüklü bir şarap benim için yağma, şehvet ve savaşımdan oluşan ve ben bu şarabı en keskin tortusuna dek içtim ben, vahşi kuzey topraklarından görkem ve büyü ülkesine gelen savaşçıyım çelik, kan ve ateşle kazandım insanoğlunun kazanabileceği her şeyi oynadığım kumarda şeytan'ı kendi oyununda yendim görkem, onur, pırıltılı ün ve ölümün gülen kafatasıyla alay ettim dövüşüp, öldürülecek düşmanlar vardı sevilip, güvenilecek arkadaşlar şehvetle öpülecek dudaklar ele geçirilip, fırlatılacak zenginlikler karanlık geceleri şenlendirecek şarkılar sabahlara dek içilecek şarap sonunda geçmişe gömülüp yitirilecekse ne çıkar? ben tüm zenginliklerden payımı aldım kazanmak gibi yitirmeyi de tattım yasamda var olanların en iyilerine alıştım mezar derin ve hava soğuk dünya kokuşmuş küflü beyinle dolu ve ben tüm, değerlerinize başkaldırırken boş inançlarınıza gülüyorum dünya'nın karanlık, kavrulmuş yüzeyinde eğri yolumuz zorlu topraklardan geçiyor fakat biz mutlu, neşeli savaşçılarız. daha kolay yolları istemeyiz düzenbaz ve nefret verici yaşamın yazgısı sağ elimdeki kılıcımla çizilir ve ölüm benim arkamdan gelir ben bu tozlu, sert, uzun yollarda kurudum ben artık yaşlı ve güçsüzüm oysa ölüm tüm zamanlar boyunca güçlü fakat, bedenler ölümü tatmak üzere doğdu yaşamı korkmadan ve cesaretle karşıladım ölüm yaklaşırken kaçmalı mıyım? yaşam, ölümle benim, yorucu yıllar boyunca oynadığımız, bir oyundu selam savaşçı yiğit dostlarım köleler, silahşörler ve oynak genç kızlar ayrıldığım yolda gözüm kalmadı burada son bulur o yol azrail'in kucağında selam tanrılar! bomboş bir gökyüzünün altında yanınızda neşeyle yürüyeceğim, günahkar ruhların nasıl kıvranıp, inlediğini şişko, kurnaz papazlardan dinledim yalnızca altın için alıp sattıkları o cennette benim gibi acımasız bir barbarın yeri var..mı? rahipler ve kutsal kitaplarıyla birlikte alevlere dalacağım cehennemin kızıl boğazından aşağıya yürüyecek ve şeytanın tahtına oynayacağım!
orjinal şiir:lin carter turkçe uyarlama:ali recan *
|